Dizionario Arabo - Turco

العربية - Türkçe

حالة in turco:

1. dava dava


Plastik cerrah yüz germeyi eline yüzüne bulaştırdı ve milyonlarcası için dava açıldı.
Bu dava ile ilgili gerçekten bilgim yok.

2. durum durum


Son durum ne?
Apartman dairesi çok kötü bir durumda.
Bir şemsiyeyi paylaşan iki erkek okul öğrencisi? Bu oldukça nonoş bir durum.
Norveç'te yaşanan katliam ve son günlerde İngiltere'deki ayaklanma ve yağma, dünyanın içine sürüklendiği durum itibarı ile dehşet vericidir.
İç savaş sırasında, ülke anarşik bir durum içindeydi.
Belirleyen esas unsurun olmaması ilginç bir durum.
Fakat büyük olasılıkla sonuncu olacağım, bu acınacak bir durum.
Durum şiddetle sonuçlandı.
Durum çaresizdi.

3. devlet devlet


Bir film yıldızından o bir devlet adamı oldu.
Tabii ki, Rusya da tüm devlet özniteliklerine sahiptir.
Beyaz Rusya Devlet Başkanı Alexander Lukashenko Alexei Dudarev'i doğum günü hususunda tebrik etti.
Şirketin Başkanı Devlet Bakanına rüşvet verdi.
Devlet Başkanının korumaları girişin önünde konuşlandırıldılar.